Kültürlerarası Gönüllülük: Sınırları Aşan İyilik
Lejla Tursum Aru
Gönüllü Merkezleri ve Kamplar Uzmanı
Bazı kelimeler diller değişse de anlamını kaybetmez. “İyilik” bunlardan biri.
Bosna Hersek’te büyürken mahallemizde yaşlı birinin poşetini taşımak, komşunun kapısına sıcak bir yemek bırakmak, biri düştüğünde hemen el uzatmak doğal bir refleksti. Annemle babamın bizi yetiştirirken bildikleri tek dildi bu; iyilik onların kelimelerle değil davranışlarla öğrettiği bir dil gibiydi. Bizim için bunlar kadar doğal bir şey yoktu.
Yıllar geçti, farklı coğrafyalarda yaşadım. Balkanlar’da, Asya’da, Avrupa’da… Her yerde aynı duyguyu gördüm. İnsanlar farklı dillerde konuşuyor ama aynı dilde gülümsüyor, aynı dilde ağlıyor. Uzatılan yardım eli her dilde aynı şeyi söylüyor: “Yalnız değilsin.”
Kültürlerarası gönüllülük kavramı sosyal bilimlerde, farklı kültürlerden bireylerin ortak bir amaç etrafında birleşerek dayanışma göstermesi olarak tanımlanıyor. Fakat gönüllülük, kitapların tanımlarından çok daha canlı bir şey. Gerçek kültürlerarası gönüllülük, bazen yorgun bir günün sonunda paylaşılan bir lokmada, bazen hiç tanımadığın birinin gözlerindeki teşekkürde gizlidir. Yardım etmek kadar öğrenmek, tanımak kadar anlamaktır.
Gönüllülük, insanın sınırlarını genişleten bir öğrenme biçimidir. Eğitim bilimleri açısından kültürlerarası öğrenme yalnızca bilgi edinmek değil, aynı zamanda tutum değiştirmeyi de kapsar. Farklı kültürlerden gönüllülerle birlikte çalışan biri; sabırlı olmayı, empati kurmayı, farklı bakış açılarını dinlemeyi öğrenir. Bu yüzden gönüllülük, en sahici öğrenme ortamlarından biridir. Hiçbir kitap, farklı bir dünyadan gelen bir gönüllüyle omuz omuza çalışmanın öğrettiğini öğretemez.
Kültürlerarası gönüllülük aynı zamanda bir aynadır. Başka insanların hayatına dokunurken, insan kendi hayatına da dışarıdan bakmayı öğrenir. Bosna’da bana öğretilen dayanışma kültürünü Türkiye’de, Asya’da, Avrupa’da gördüm. Yardımlaşma biçimleri, kullanılan kelimeler, ritüeller farklı ama öz aynı: insanın insana borcu var.
Bu borç, sadece bir paket yardımı değil; bir tebessümü, bir selamı, bir duayı da kapsar. Kültürlerarası gönüllülük işte bu sessiz anlaşmanın adıdır. Her gönüllü faaliyeti, dünyayı değiştirmek kadar insanın kendisini de değiştirir. Çünkü her dokunuş, her dayanışma anı, insanın değerler sistemine yeni bir halka ekler.
Sınırlar kalkar, “biz” duygusu güçlenir. Milliyetlerden, dillerden, bayraklardan önce insanlık gelir akla. Ve sonunda hep aynı sonuç: gün bitip başını yastığa koyduğunda, içini dolduran o derin huzur.